Yeryüzü Şekilleri

Sivas ilinde ortalama yükselti 1000 m. üstündedir. Dağlar, bu dağlar

arasında uzanan vadiler, çukurlarda oluşmuş ovalar ve yüksek platolar

Sivas'taki başlıca yeryüzü şekillerini oluşturur.

Sivas İlinde ağırlıklı yeryüzü şeklini platolar oluşturmaktadır.

İl alanının % 47.6 sı platolarla, % 46.2 si dağlarla, %6.2 si ise ovalarla

kaplıdır.

A)Dağlar:

İldeki dağlar III.zamanda başlayan Alp kıvrımlaşması sırasında Kuzey

ve Güney Anadolu dağ sistemleri de belirginleşmiştir. Kuzey Anadolu

dağlarının güneye, Güney Anadolu dağlarının kuzeye açılan kolları

il alanının büyük bölümünü kaplamaktadır.

Kuzey Anadolu sistemine bağlı dağlar, Kelkit vadisiyle Kızılırmak vadisi

arasını doldurarak batı-doğu doğrultusunda uzanır. Tüm Güney

Anadolu'yu batıdan doğuya doğru geçen Toroslara bağlı dağlar ise

Şarkışla'dan başlayıp ilin ortalarına doğru sokulur. Bu iki sıranın dışında

kalan ve genellikle tek tek yükselen dağlar, ilin ikinci dereceden

kabartılar

ı durumundadır.

1.Köse Dağları : Kuzey Anadolu sıradağlarının güneye açılan en önemli

kollarından biri olan Köse Dağları gerek yükselti gerek uzunluk gerek

kapladıkları alan açısından Sivas'ın en önemli dağlarıdır. Yıldızeli'ndeki

2537m. Yükseltili Yıldız Dağı'yla başlamaktadır. Doğuya doğru Asmalı

Dağı(2406m), Tekeli Dağı(2621 m), Köse Dağı (3050 m.) ve Kızıldağ

(3015 m.)ile süren bu dağlara kimi kaynaklarda Kızılırmak Yayı

Dağları, kimilerinde de Yeşilırmak Yayı dağları denir. Bu yüksek

sıra Doğu Anadolu Dağlarıyla birleşmektedir. Kuzeyde Kelkit Vadisine

doğru yükseltisi hızla azalan Köse Dağlarının büyük bölümü

Karadeniz Bölgesinde kalmaktadır. Bu nedenle Karadeniz ikliminin

etkileri güçlüdür. Köse Dağlarının Kuzey yamaçları yer yer iğneli a

ğaçlarla, yapraklılardan meşe ve menengiç ağaçlarından oluşan

ormanlarla kaplıdır.

2.Tecer Dağları : Torosların kuzeye açılan bir kolu

durumunda bulunan Tecer Dağları,Gemerek-Şarkışla arasından

başlar, kuzeydoğuya doğru geniş bir yay çizer ve Sivas-Kangal

arasında Kulmaç Dağları adını alır. Huma Çayı Vadisi Tecer Dağlarını

ikiye ayırır. Kuzeydeki sıra Çengelli, güneydeki sıra Deli Dağı adını alır.

Bu iki sıra doğuya doğru uzanarak Doğu Anadolu Dağlarıyla birleşir.

3.Akdağlar: Kızılırmak Vadisinin batısından başlar. Kuzeydoğu yönünde

uzanır. Sivas-Tokat ve Sivas-Yozgat sınırını oluşturur. Yıldızeli Çayı

ile Kızılırmak Vadisi arasındaki üçgen alanı bütünüyle kaplayan

Akdağlar, fazla yüksek değildir. Kolay geçit veren, yavaş yavaş

yükselen bir kütledir. Kuzeyden azda olsa Karadeniz iklimine açık

olduğu için dağların yüksek kesimleri geniş ve iğne yapraklı

ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar İç Anadolu Bölgesinin en

önemli orman

serisini oluşturur.

4.İncebel Dağları : Toros sistemine bağlı olan İncebel Dağları,

Gemerek

yöresinde Tecer Dağlarından ayrılır. Kızılırmak vadisiyle

Gemerek-Şarkışla çöküntü oluğu arasını doldurarak kuzeydoğu

yönünde uzanmaktadır. Fazla yüksek olmayan, aşınarak kütleşmiş

bu sıra Kızılırmak'ın kollarınca parçalanmıştır. En yüksek dorukları,

1712 m. Yükseltili Karayüce Tepe ile 1789 m. yükseltili

Yücepınar Tepe'dir

. Deniz etkilerine kapalı olan İncebel Dağlarında iklim çok serttir.

Bu nedenle bitki örtüsünden yoksundur.

5.Yama Dağı : Volkanik yapılı bir dağdır. Çaltı suyunun kollarıyla

sıkça parçalanmıştır. Divriği-Çetinkaya yöresinde çok sayıda yüksek

plato tarafından kuşatılmıştır. Genellikle çıplak; bitki örtüsü bakımından

fakirdir.

B) Nehirler :

Sivas akarsu bakımından oldukça zengindir. Ancak bu akarsulardan

vadilerin dar ve derin olması nedeniyle yeteri kadar yararlanılamaz.

1.Kızılırmak: Kızıldağ tepesinin güney yamaçlarından birkaç kol

halinde çıkar. İmranlı yakınlarına kadar ayrı akan kollar İmranlı

önlerinde birleşerek Kızılırmak adını alır. Zara'ya girer, Kösedağı

eteklerinden gelen Habeş (Arap) çayını ve Zara ovasının güneyinde

Acısuyu aldıktan sonra Hafik yönünde akışını sürdürür. Hafik

önlerinde Koruçay ve Acı Irmakı aldıktan sonra yavaş yavaş Sivas'ta

Tecer Çayı,Mundar Irmak, Mısmılırmak ve biraz daha batıda

Yıldız Irmağını alır. Yıldızeli topraklarından geçerken Kalın Suyuyla

birleşir. Şarkışla'da Kaldırak Çayı, Acısu, Gemerek'te Sızır Çayı,

Kasımbeyli Deresini ve kaynağını Sızır Kasabasından alan Göksu

Çayını aldıktan sonra Deveboynu yöresinde Sivas topraklarına

veda eder.

Anadolu'nun ortasında büyük bir kavis çizerek Karadeniz'e dökülen

Kızılırmak'ın suyu Zara'ya gelinceye kadar tatlıdır. Suyunun

tuzlanması Zara'dan sonra başlar. Anadolu'da Türk hakimiyetinden

önce, Kızılırmak'a "HALYS" veya tuzlu deniliyordu. Bu isim batı

kaynaklarından zamanımıza kadar gelmiştir. Bizans eserlerinde

nehrin adı "HALYS" veya Alis "ALYS" olarak geçmektedir.

Nehrin gerek eski ismi gerekse bugünkü batı kaynaklarındaki

Türkçe karşılığı, Kızılırmak'ın havzasının fiziksel ve Kimyasal

özellikleriyle ilgilidir. Nehrin yayıldığı alanda alçıtaşı ve tuz yatakları

bulunan kumlu, kireçli ve ekseriyeti kızıl topraklar geniş

yer tutmaktadır.

Nehrin havzasında pek çok tuz yataklarına da rastlanır.

2.Kelkit Çayı : Gümüşhane topraklarından doğan Kelkit Çayı,

Suşehri sınırıyla ilimiz topraklarına girdikten sonra dar ve derin

bir vadiden akarak Koyulhisar, Reşadiye sınırlarıyla ilimiz topraklarını

terkeder. Kızıldağ'dan çıkan Akşar ve Gemin dereleri

önemli kollarındandır.

Karaçam yörelerinden gelen derelerle de büyük ölçüde beslenir. Daracık

vadisi kış aylarında kar tutmadığından ulaşım oldukça uygundur.

Erzincan-Tokat karayolu da bu vadiyi takip etmektedir. Sivas

topraklarında Kelkit Çayından pek yararlanılmaz.

3.Tozanlı Çayı: Köse Dağı'nın batı yamaçlarından kaynaklanan

Tozanlı Çayı, birkaç kaynağın birleşmesiyle meydana gelir. Yatağı

oldukça meyillidir. Şerefiye'yi geçtikten sonra ormanlık yamaçların

oluşturduğu derin bir vadide büyük bir hızla akışını sürdürürken

küçük-büyük birçok dereyi de beraberine alarak Doğanşar önlerinde

yoluna devam eder. Bu arada Asmalı ve Tekeli dağlarından akan

dereler de Tozanlı Çayına ulaşır.

Almus Barajı bu çay üzerinde kurulmuştur. Tozanlı Çayı da Sivas

topraklarında pek fazla kullanılmaz. Samsun yakınlarında kurulan

Karakaya Barajı da yine Tozanlı Çayı ile Kelkit Çayının meydana

getirdiği Yeşilırmak üzerinde kurulmuştur.

4.Çaltı Çayı : Sivas'ın güney sıradağlarını oluşturan dağlardan

kaynaklanan Çaltı Çayı, Yılanlı dağlarından çıkan Güneş Çayı ile

Tecer, Gürleyük ve Karabel yörelerinden kaynaklanan Sincan

Çayının, Divriği yakınlarında Cürek boğazında birleşmesiyle

meydana

gelir ve burada Çaltı adını alır. Keban Barajına kaynaklık eder.

Divriği

önlerinde akışını sürdüren Çaltı Çayı Sivas-Erzincan demiryolunu

takip

eder. Uzunluğu 180 km'yi bulmaktadır.

5.Tohma Çayı : Fırat nehrinin önemli kollarından Tohma Çayı,

her ikisi

de Tohma adını taşıyan iki büyük kolun birleşmesiyle meydana gelir.

Bunlardan Kangal Tohması, Şarkışla sınırları içerisinde bulunan

Karatonus dağlarından doğar. Kangal topraklarından geçerken

Havuz yazısından geçen Havuzlu suyunu da alır. Bu suya Çamurlu

da denir. Gürün Tohması Tahtalı dağlarının eteklerinden doğar.

Gürün ilçe merkezi önlerinden geçerken Gökpınar ve

Sazcağız derelerini

de alarak yoluna devam eder. Malatya sınırları içinde

Kangal Tohması ile

birleşerek Fırat nehrine dökülmek üzere yoluna devam eder.

C) Ovalar ve Vadiler :

Sivas ilinde vadi oluşumları çok önemlidir. İlin kuzeydoğusu ve

batısındaki yüksek kesimden kaynaklanan akarsular, genellikle

batı ve güney yörelerinden akmaktadır. Bu hızla akışlı

sular dar ve derin

oluklar açmıştır. Vadiler il alanının batısında yer yer genişleyerek,

il tarımında belirleyici rol oynayan alüvyonlu ovalara dönüşmektedir.

Sivas'ta vadilerin ikinci önemli rolü de dağlar ve platolarla kaplı bu

alanda belli başlı ulaşım kanallarını oluşturmalarıdır.

Yerleşim merkezleri

arasındaki kara ve demiryolu ulaşımı, düzenli sıralar oluşturan

yüksek

ve sarp yapıyı kesintiye uğratan vadi boylarınca sağlanır.

1.Şarkışla-Gemerek Ovası: Gemerek önlerinden başlayan ova,

kuzeydoğu yönünde yaklaşık 50 km. uzanmaktadır. Gemerek,

Şarkışla

ve Hanlı Köyü çevrelerinde düzlük ova, öbür kesimlerinde ise

1-2 km.

genişlikte tarım alanları niteliği taşımaktadır. Acısu vadisinde kalan

Şarkışla bölümüyle, Kasımbeyli deresi vadisinde kalan Gemerek

bölümünün arası, iki vadinin su bölüm çizgisini oluşturmaktadır.

Ovada

batı yönünde akan Acısu ve Kasımbeyli deresinden

sulamada pek fazla yararlanılamamaktadır. Bu akarsular yazın çok

azalmaktadır. Kuru tarım yapılan Gemerek-Şarkışla ovasında,

İç Anadolu'nun kışları çok soğuk geçen karasal iklimi

nedeniyle yanlızca

birkaç tür ürün elde edilebilmektedir.

2.Yıldızeli(Bedehdun) Ovası : Yıldızeli Çayı vadisinin genişleyen

tabanında ve Sivas-Tokat karayolunun iki yanında uzanan

bu ova pek

geniş değildir. Ovanın ortasından geçen Yıldızeli Çayının suları yazın

iyice azalır. Bu nedenle sulamada pek fazla yararlanılamaz.

 

Bir ovadan

çok yüksek bir düzlük durumundaki bu tarım alanında genellikle tahıl

yetiştirilmektedir.

3.Suşehri Ovası: Suşehrinin kuzeyinde ve Kelkit vadisi tabanında

yer alan Suşehri ovasının yüzölçümü yalnızca 35 km.2 dir. Kelkit

Çayının taşıyarak biriktirdiği kalın bir alüvyal toprak tabakasıyla

kaplı olan ovada Karadeniz'in yumuşatıcı etkileri

gözlenmektedir. Ovada

Karadeniz ardı iklim özellikleri görülmektedir.

Bitkisel ürün çok çeşitli

olup kimi Akdeniz bitkileri dışında hemen hemen

tüm bitkiler yetişebilmektedir.

4.Tohma Vadisi: İki kol halinde başlayan Tohma Vadisinin

uzun kolu

Kulmaç Dağları'nın güney yamaçlarından başlamakta ve

güneydoğu yönünde Uzunyayla'yı ortadan bölmekte, Sarıca

yöresinde Malatya iline girmektedir. İl alanında genellikle dar bir

yarık durumundadır. Kısa olan vadi kolu ise Gürün yöresinden

başlamakta, doğuya doğru uzanarak aynı ilçe sınırından Malatya'ya

girmektedir.

5.Kızılırmak Vadisi: İlin en önemli ve uzun vadisidir. İmranlı'nın

doğusundan başlayan vadi, dar bir oluk biçiminde vadi yönünde

uzamaktadır. Zara yöresinde tabanı biraz genişleyen Kızılırmak

Vadisi Hafik'i geçerek merkez ilçeye girer. Kızılırmak

vadisine burada,

güneyden Fadlım ve Tecer, kuzeyden Yıldızeli

Çayı Vadisi katılmakta,

vadi güneybatı yönünde uzanmaktadır. Kuzeybatıdan ve

Güneydoğudan

gelen çok sayıda küçük vadiyle birleştikten sonra da Gemerek

yöresinden il toprakları dışına çıkmaktadır. Sivas ilinde çok sınırlı

yer tutan ovalık alanların büyük bir kısmı Kızılırmak vadisindedir.

Ama, ana Kızılırmak vadisi hiçbir yerinde tam anlamıyla ova niteliği

kazanacak denli genişlemez. Zara'dan genişlemeye başlayan ana

Kızılırmak vadisi, Hafik ve Merkez İlçe alanlarında yer yer akarsu

yatağının her iki yanında, 2-3 km. genişliğinde taban toprakları

yaratmaktadır. Hafik'te Koru Çayırı, Zara'da Cencin, Devekse,

Tödürge

Ovaları adlarıyla anılan ve bazı kesimleri sulanan bu topraklar,

il tarımı açısından önemlidir. Sivas'ta ova niteliği topraklar daha çok

ana Kızılırmak vadisine açılan yan vadilerin tabanlarında toplanmış

durumdadır.

6.Çaltı Suyu Vadisi : İlin önemli vadilerinden birisi olan Çaltı Suyu

Vadisi iki kol halinde başlar. Birisi Kangal Çayı vadisi adıyla Tecer

Dağlarının güneybatı yamaçlarından, diğeri ise Kalkım

Çayı vadisi adıyla

Yama Dağı'nın batı yamaçlarından başlamaktadır. Bu iki vadi

Çetinkaya yakınlarında biraz genişler ve birleşir. Birleştikten sonra

doğuya yönelen vadi, Tatlı Çayı vadisi adını alır ve dar bir yarık

biçiminde Divriği yöresine dek uzanır. Buradan güneyden doğuya

genişçe bir yay çizer. Kuzeyden ve güneyden gelen

vadilerle birleşerek

Çaltı vadisi adını almaktadır. Akkuşağı yöresinde ana Fırat vadisine

açılmaktadır. Vadinin hiçbir yeri ova niteliği kazanacak denli geniş

değildir. Sarp ve yüksek yapı içinde dar bir yarık biçimindedir.

Akarsu

yatağının her iki yanında sıralanan ve genişliği 1-2 km.arasında

değişen bu alüvyal toprakların bölge tarımı açısından önemi

büyüktür.

7.Kelkit Vadisi: Giresun Dağlarının güney yamaçlarından

başlayan vadi,

Canik ve Giresun Dağları ile Otlukbeli ve Köse Dağları arasında

batı yönünde uzanmaktadır. Suşehri yakınlarından il topraklarına

girmektedir. Kimi yerlerde Sivas-Tokat sınırını oluşturarak

uzanan vadi,

Koyulhisar'dan sonra il alanı dışına çıkmaktadır. Kelkit vadisi Sivas

topraklarında biraz genişlemektedir. Ama yine de geniş ovalar

oluşturmaz. Vadi de Karadeniz ikliminin etkileri

görülebilmektedir. Tarım

yapılan alüvyal toprakların azlığına karşın, vadide çok

çeşitli ürünler yetiştirilebilmektedir.

D) Platolar - Yaylalar :

Sivas'ta platolar en önemli yeryüzü şeklini oluşturur. IV.zamanın

başlarından günümüze değin hızla aşınarak kütleşen

dağların bir kesimi

yüksek platolara dönüşmüştür. Orta Anadolu platolarının en

önemlilerinden biri olan Uzunyayla, ilde çok geniş alan kaplar. İlin

kuzey yarısında Meraküm platosu geniş düzlükler oluşturmaktadır.

1.Uzunyayla: Sivas'ın en büyük platosudur. Gemerek-Şarkışla

sınırından başlayan Uzunyayla, Kangal ilçesinin büyük bir kesmini de

içine aldıktan sonra Gürün yöresinde Malatya sınırına dek uzanır.

Uzunyayla; Gürün, Çetinkaya, Ulaş, Şarkışla ve Gemerek arasında

1500-2100 m.yükselti kuşağına yayılan bir yüksek

platolar topluluğudur.

Güneyden Aras sistemine, Kuzeyden Karadeniz dağ sistemine bağlı

sıralarla deniz eteklerine kapanan Uzunyayla'da hem İç Anadolu hem

de Doğu Anadolu iklimi özellikleri görülmektedir. Yaylanın batı

kesimlerinde yazları sıcak, kışları çok soğuk geçen yayla iklimi

ağırlık kazanırken, Kangal, Gürün yörelerinde Doğu Anadolu'nun

yüksek bölgelerine özgü; yazları daha serin, kışları çok soğuk geçen

yayla iklimi egemen olmaya başlar. Şiddetli aşınımla toprak

tabakası taşındığından çayırlar da pek azdır. Kuru tarım

yapılmaktadır.

2.Meraküm Platosu : İl merkezinin kuzeybatısında uzanan geniş ve

yüksek düzlüğe Meraküm platosu adı verilmektedir. Büyük kesimi

1500 m. Üzerinde kalan Meraküm platosu, kuzeydeki Köse Dağları ile

deniz etkisine kapatılmış durumdadır. Platonun bütününde

İç Anadolu'nun karasal iklimi egemen durumdadır. Kimi kesimlerde

orman kalıntılarına rastlanılmakla birlikte genellikle çıplaktır.

Uzunyayla'ya göre zengin olan otlaklar hayvancılık için daha

elverişli bir ortam yaratmaktadır.

E) Göller :

Kuzey Anadolu Dağlarıyla Güney Anadolu Dağlarının birbirine

yaklaştığı bir yöre olan Sivas il alanında kıvrılma ve yükselmeler

sırasında bazı kesimler çöküntüye uğramıştır. Ayrıca il alanında

egemen durumda olan suya direnci az oluşumların erimesiyle çöküntü

alanları ortaya çıkmıştır. Bu çöküntü alanlarında bazen sürekli, bazen

geçici nitelikte göller oluşmuştur.

1.Hafik Gölü : Hafik İlçe merkezinin kuzeybatısındaki bu gölün alanı

yaklaşık 1km2.dir. Derinliği ortalama 6 m. olan göl, dipten

kaynayan sularla beslenmektedir. Ortasında bir adacık olan gölde

bol balık yaşamaktadır. Fazla suları Kızılırmak'a akan göl, yörenin

önemli mesire yerlerinden biridir. Hafik İlçesine 2 km. Sivas'a

39 km'dir.

Çevresi piknik için uygundur. Yeme-içme imkanına sahiptir. Gölde

kayıkla gezilebilir. Bol miktarda balık tutulabilir.

2.Tödürge Gölü : İl Merkezine 50 km. uzaklıktaki Tödürge Gölü

Sivas-Erzurum karayolu yakınında Cencin ovasının doğusundadır.

Yüzölçümü 5km2 olan gölün derinliği ortalama 20 m.dir. Derinlik

en çok 45 m.dir. Dipten ve çevreden kaynaklanan sularla beslenen

gölde bol balık yaşamaktadır. 1980'lerin başında uygulanmaya

başlayan projeyle gölün fazla suları Kızılırmak'a akıtılmaya

başlanmıştır. Gölün doğusunda iki adacık vardır. Yabani yaşam

açısından önemi büyük olan bu adacıklarda , kanatlı av

hayvanlarından turna yaşar. Soyları tükenmek üzere olduğundan

turnalar koruma altına alınmıştır. Mesire yeri olarak müsait olup,

gölde

kayıkla gezinti yapılabilir. Balık avlanabilir. Göl kenarında bir

gazino vardır.

3.Kelkit Çayı : Suyu çok temiz ve duru olan Gökpınar Gölü, Sivas'a

147 km. Gürün ilçesine 10 km. mesafededir. Doğal güzellikleri ve

alabalıklarıyla ünlü olan göl, dipten gelen kaynaklarla

beslenmektedir.

Derinliği 15 m.yi bulan gölünün fazla suları Tohma Çayına dökülür.

Göl kıyısında motel ve gazino vardır. Gölde kayıkla

gezilebilmektedir. Çoğunlukla günübirlik ziyaretçilerin geldiği

harika bir mesire yeridir.

4.Lota Gölleri : Hafik'in 3 km. doğusunda, Sivas-Erzurum karayolunun

kuzeyindeki göller topluluğuna Lota Gölleri denir. İlkbahar yağışlarının

başlamasıyla bu göller kabararak birleşir. Dipten gelen kaynaklarla

beslenen ve derin olan Lota Göllerinde bol balık yaşar.

Göllerin çevresi özellikle balık avcılarının sıkça geldiği

yerler arasındadır.

 

Sivas Hakkinda Her Sey 2007 Tüm hakkı saklıdır.  www.sivasliyim.net