Sivas'ın Tarihi Özellikleri
Sarissa şehrinin içme ve kullanma suyunu sağlayan ve Büyük İmparatorluk döneminde (M.Ö.1500-1400) yapılmış olan Suppjtassu Gölü(Gölgediği) şehrin yaklaşık 2 Km güneyindeki Kulmaç Dağları eteğinde yer almakta olup, Hitit Krallarının Başkentleri olan Çorum ilindeki Boğazköyden buraya geldiklerinde yapmış oldukları dini seremonilerde ve Fırtına Tanrısı ile özleşmiş kutsal bir alandır. Hitit yazılı metinlerinde geçen kutsal Huvaşi Taşı' da bu alanda yer almaktadır.
Sivas şehir merkezinden hava limanına giden yol üzerinde jipsli doğal tepe üzerinde yer alan Huykesenhüyüğü, Çelebiler Köyü'nün doğusundadır.Höyüğün doğu yönünde kaçak kazıcılar tarafından bir yarma açılmıştır. Küçük çaplı bir höyük olup E.T.1 .Bin ,Helenistik ,Roma ve Ortaçağ'da iskan görmüştür.
Sivas merkez Tatlıcak Köyü'nün 3.km batısında yer almakta ve yaklaşık 25 m .yüksekliğindeki Tatlıcak höyüğü, Doğusunda Kovalıdere batısından ise Hanönü Dereleri akmaktadır. Etrafı tarım arazileri ile çevrili höyüğün, güney ve doğu kısımlarından çok miktarda toprak alınmıştır. Eski Tunç ve Hitit dönemlerinde iskan görmüştür.
Sivas, Merkez,Tuzlahan Köyü'nün kuzeybatısındaki Tuzla Deresi'nin kenarında yer alan Kültepe höyüğü Ali Ağ tepesi mevkiindedir. uUaşım; Tuzlahan Köyü'nün içinden , kenarında bulunduğu Tuzla Deresi takip edilerek sağlanmaktadır.Yerleşim yeri konum olarak yüksek bir alandaki doğal tepenin güney, batı ve tepe kısmındadır.Höyük küçük çaplı olup, yüzeyde yapılan inceleme ve toplanan Maltepe Boyalısı seramikten yerleşimin E. T. Ç. ve son evresi olan E.T.Ç. II'den III'e geçişi gösteren dönemde olduğu anlaşılmaktadır.Höyük üzerinde küçük çapta kaçak kazı olduğu tespit edilmiştir.Yerleşimin üzerinde kurulduğu tepenin doğu yamacı kenarında bulunduğu dereye dik yamaçlıdır.
Sivas Merkez Doğanca Köyü hudutların dahilindedir. Kale boynu tepesi üzerindeki tümülüs ve yerleşim yeri üç tarafı (Güney, Kuzey, Doğu) dik yamaçlı olmakla savunma amaçlı kullanıma elverişlidir.Kale boynu yerleşim yerinin E.T.çağında iskan görmesi doğu yöndeki ovanın tarım arazisi olması, Roma veya Ortaçağda ise kale konumunun olması üzerinde kurulduğu tepenin savunmaya uygun bir toporafya göstermesindendir.
Sivas Merkez Sivas- Kayseri Karayolunun güneyinde 100 m .mesafedeki hüyük, Köy yolu sapağının 100.m. batısında yaklaşık 10.m.yükseklikte olup,etrafı tarım arazileri ile çevrilidir.Eski Tunç devrinde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Karapınar köyü hüyüğü, Eski Sivas- Kayseri yolu güzergahı üzerinde Deretarla mevkiindedir.12 m.yüksekliğinde küçük bir höyüktür.Kuzey yamaçta pur kayalar vardır.Çevresi tarım arazisi ve çayırlarla çevrilidir.Eski Tunç ve Hitit dönemlerinde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Karapınar köyünün Eski Sivas- Kayseri yolu güzergahı üzerinde , Deretarla mevkiinde yolun 50.m kuzeyinde yer aan hüyük Tepe doğal oluşum neticesi olup doğu-batı istikametinde uzanır.Kuzey yamaç dik ve pur kayalıktır. Diğer kesimleride meyilli olarak alçalır, araziye karışır. Kuzeyinde Kirişoğlu Deresi ve Küçük Eyrek Höyüğü bulunur.seramik buluntularına göre eski Tunç ve Hitit dönemlerinde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Karalar Köyü'nün 2 km .doğusunda yer alır.Ulaşım ham bir yol ile sağlanır.Dört yönden dik olarak yükselen bir tepe üzerinde yine dik olarak yükselen kayalıklardan oluşur.Etrafındaki tüm bölgeye hakim vaziyettedir.Ana yerleşme bu kayalık kısımda ve doğu yöndedir.Savunması kolaydır.Yüzey buluntularına göre Hitit ve Hitit öncesi yerleşim gözlenmektedir.
Karayün Bucak merkezinin 500 m . Kadar güneyinde yeralır. Höyüğün güneyinde su kaynağı güney batısında stabilize köy yolu , kuzey yönde arazi yolu , doğu yönde ise çayırlık arazi mevcuttur.Yaklaşık 20x200 m. Ebatlarında olup,kuzey kısmında toprak alımı , batı kısmında yol yapımı nedeniyle tahribat vardır.M.Ö. 3.-2.-1.- binde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Yakupoğlan Köyünün güney- doğusunda köyün kuş uçumu 1 km .batı eteklerinde Yıldız Deresi geçiyor.Kuzeybatısında köyden sonra Yıldız Dağı yükseliyor.Doğal tepe dik yamaçlı tepenin en üst kısmı kayalık, kayalığın kuzey kısmında kazı ve geniş tahribat var. Teraslar halinde inen yamaçlarda kayalıktan başlayarak yerleşim izleri görülüyor.Konum olarak Kayalı Göl Vadisine hakimdir.Yüzeyden toplanan seramik parçaları itibariyle Kalkolitik, E.T.Ç.1.Bin = Roma dönemlerinde iskan gördüğü anlaşılmıştır.
Ulaş ilçesi Kovalı Köyü'ne yaklaşık 1,5- 2 km . kuzeyinde Ali (Ağ) Tepesi mevkiinde doğal tepe üzerinde bir höyük yerleşimidir. Üzerinde kurulduğu doğal tepelik kuzey-güney ve doğu yönde dik yamaçlı olup, güneybatı yönü küçük bir eğimle düz bir alana açılmaktadır. Yüzeyden toplanan seramikten iskanın M.Ö. III. Binde olduğu anlaşılmaktadır.
Sivas şehir merkezinden hava limanına giden yol üzerinde jipsli doğal tepe üzerinde yer alan Huykesen hüyüğü, Çelebiler Köyü'nün doğusundadır.Höyüğün doğu yönünde kaçak kazıcılar tarafından bir yarma açılmıştır. Küçük çaplı bir höyük olup Eski Tunç Çağı.1 .Bin ,Helenistik ,Roma ve Ortaçağ'da iskan görmüştür.
Sivas Merkez Tatlıcak Köyü'nün 3.km batısında yer almakta ve yaklaşık 25 m .yüksekliğindedir. Doğusunda Kovalıdere batısından ise Hanönü Dereleri akmaktadır .Etrafı tarım arazileri ile çevrili höyüğün, güney ve doğu kısımlarından çok miktarda toprak alınmıştır. Eski Tunç ve Hitit dönemlerinde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Tuzlahan Köyü'nün kuzeybatısındaki Tuzla Deresi'nin kanarında yer almakta olup ulaşım; Tuzlahan Köyü'nün içinden , kenarında bulunduğu Tuzla Deresi takip edilerek sağlanmaktadır.Yerleşim yeri konum olarak yüksek bir alandaki doğal tepenin güney, batı ve tepe kısmındadır.Höyük küçük çaplı olup, yüzeyde yapılan inceleme ve toplanan Maltepe Boyalısı seramikten yerleşimin E. T. Ç. ve son evresi olan E.T.Ç. II'den III'e geçişi gösteren dönemde olduğu anlaşılmaktadır.Höyük üzerinde küçük çapta kaçak kazı olduğu tespit edilmiştir.Yerleşimin üzerinde kurulduğu tepenin doğu yamacı kenarında bulunduğu dereye dik yamaçlıdır.
Sivas Merkez (Seyfik) Doğanca Köyü hudutların dahilindedir. Kale boynu tepesi üzerindeki hüyük ve yerleşim yeri üç tarafı (Güney, Kuzey, Doğu) dik yamaçlı olmakla savunma amaçlı kullanıma elverişlidir.Kale boynu yerleşim yerinin E.T.çağında iskan görmesi doğu yöndeki ovanın tarım arazisi olması, Roma veya Ortaçağda ise kale konumunun olması üzerinde kurulduğu tepenin savunmaya uygun bir toporafya göstermesindendir.
Sivas Merkez Karapınar köyü Küçükeyrek Hüyüğü, Eski Sivas- Kayseri yolu güzergahı üzerinde Deretarla mevkiindedir.12 m.yüksekliğinde küçük bir höyüktür.Kuzey yamaçta pur kayalar vardır.Çevresi tarım arazisi ve çayırlarla çevrilidir.Eski Tunç ve Hitit dönemlerinde iskan görmüştür.
Sivas Merkez Kabasakal köyü Hüyüğü, Höyük Kabasakal Köyünün 1.km Kuzey doğunda Kavlak Deresinin aktığı ve küçük bir vadi oluşturduğu alanda uzanan tabi kayalalıklar üzerinde bulunmaktadır.Batısı höyükten daha yüksek ve dik jips kayalıklarla kaplıdır.Höyük yanına kadar ulaşım mevcuttur.Kuzey bat yönde toprak alınarak tahribat yapılmıştır.3.-2.-1. Bin Helenistik ve Klasik devirde iskan görmüştür.
Argas Höyük Yıldızeli ilçesinin yaklaşık 3 km . batısında, Artova (Tokat) nın devamı olan geniş düzlükte, Ağıllar köyü yanında yer alır. Kuzeyde Çekerek suyu, güneyde Kızılırmak ile çevrilen bölge, sahip olduğu konumu itibariyle büyük yerleşim alanı özelliğine sahip bulunmaktadır. BU yüzden bölge Antik dönemlerde yerleşme alanı olarak kullanılmıştır. Sivas-Samsun kervan yolunun üzerinde yer alması da bunda öenmli bir etkendir. Argsa höyük, yaklaşık 10 metre yükseklikte, 150- 200 metre genişlikte büyük bir alanı kaplamaktadır. Argas höyükteki yerleşim alanının Antik çağlara eşitlenmesi bölgenin bu çağlarda yerleşmelere sahip olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Höyük ve çevresinde rastlanan seramik parçalarından yapılan analiz ve incelemelerden bölgenin Kalkolotik çağdan itibaren yerleşim alanı olarak kullanılmış olduğu anlaşılmıştır.
Antik dönemde bu bölge Pala olarak adlandırılmakta ve Durmitta ve Ellurya dağları arasında (bugünkü Hanzir dağı ile Yıldızeli) arasında yer almaktadır.
Pala isimine, I.Hattuşuli'nin Komutanlar Listesi ve Murşili'nin anallerinde (yıllık) rastlamaktayız. Bölge, I. Attuşuli zamanında Büyük hatti Krallığına bağlı bulunuyordu.
Argas Höyükte bulunan ve Milattan Önce Frig 200 lü yıllarda, Avrupa ve Balkanlar üzerinden elen kavimlerin göçleriyle Anadolu'yu istila eden kavimlerin izlerini taşıyan seramik parçalarına astlanmaktadır.
Argas höyük yakınında yer alan, Kayapınar, Maltepe, Maşathöyük, Bolus (Aktepe) gibi yerler de bu dönemde yerleşim alanları olmuşlardır.
Bölge, M.Ö: VII.Yüzyıllarda doğudan gelen be Kızılırmak havzalarına akınlar düzenleyen Kimmer-İskit grupların bir ara yerleşim alanı olarak sahne olduğu burada rastlananmıştır.
Argas höyükte rastlanan pişmiş topraktan yapılmış kapların hepsi de çarktan şekillendirilmiş, kırmızı topraktan yapılmışlardır. Bu kapların üzerleri astarlı ve perdahlıdır. Argas höyük seramiklerinde de diğer Frig yerleşim alanlarından rastlanan özelliklere sahip bulunmaktadır. Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı yerleşimlerinin genellikle küçük boyutlu oldukları, Orta ve Geç Tunç çağlarında yerleşimlerin büyüdüğü belirlenmiştir. [11]
Kalkolitik Çağda sadece plato kenarlarına, Eski Tunç Çağında ise plato kenarlarına ve ovalara; Orta Tunç Çağında yamaçlara ve vadilere, Geç Tunç Çağında genellikle platoların orta sekilerine; Demir Çağında çoğunlukla yamaçlara, kısmen de ovalara; Helenistik, Roma ve Bizans çağlannda ise çoğunlukla vadilerin orta ve alt sekilerine, kısmen de stratejik tepelere yerleşilmiştir. Kızılırmak'ın Şarkışla kesimindeki vadi alt seki, yamaçlardaki .2-3 teraslı orta sekiler ve plato kenarlarındaki üst sekilerden oluşmaktadır. Üst sekilerde Kalkolitik, 4 Demir Çağı, 8 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi; orta sekilerde 3 Demir Çağı, 3 Orta Tunç Çağı ve 29 Helenistik-Roma-Bizans yerleşimi; orta sekilerin alt kesimleri ile alt sekilerin üst yamaçlarındaki 20 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi saptanmıştır. Bu durum Kızılırmak'ın orta sekilerinin MÖ. 4. binyil ve öncesinde yerleşime müsait olmadığım, bu kesimlerde MÖ. 2. binyildan itibaren, alt sekilerde ise Helenistik Çağdan itibaren yerleşildiğini göstermektedir: Onbir köyde gerçekleştirilen sosyal antropolojik araştırmalar, günümüzde hızla değişime uğrayan otantik köy yaşantısının tespitini hedeflemiştir. Köylerin konumları, bulundukları yükselti, nüfus, köyün tarım alanının genişliği, geçim kaynaklarına ağırlık verilen yön (tarım ya da hayvancılık), beslenme alışkanlıkları, üretimde kullanılan eski ve modern yöntemler, aletler, mimarî unsurlar v.b. bilgiler alınarak, köylerin ekonomisi, materyal kültür kalıntıları ve yerleşim örüntüsüne ilişkin sonuçlar çıkarılmaya çalışılmıştır. [12] Boyunbaba Tepesi (Tekke): Buğdayören'in 3 km . güneyinde, Kıldır'ın 1 doğusunda Helenistik ve Roma tepe yerleşimidir. Kalkolitik Çağda sadece plato kenarlarına, Eski Tunç Çağında ise plato kenarlarına ve ovalara; Orta Tunç Çağında yamaçlara ve vadilere, Geç Tunç Çağında genellikle platoların orta sekilerine; Demir Çağında çoğunlukla yamaçlara, kısmen de ovalaras; Helenistik, Roma ve Bizans çağlarında ise çoğunlukla vadilerin orta ve alt sekilerine, kısmen de stratejik tepelere yerleşilmiştir.
Kızılırmak'ın Şarkışla kesimindeki vadi alt seki, yamaçlardaki 2-3 teraslı orta sekiler ve plato kenarlarındaki üst sekilerden oluşmaktadır. (Çizim: 4). Üst sekilerde 13 Kalkolitik, 4 Demir Çağı, 8 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi; orta sekilerde 3 Demir Çağı, 3 Orta Tunç Çağı ve 29 Helenistik-Roma-Bizans yerleşimi; orta sekilerin alt kesimleri ile alt sekilerin üst yamaçlarındaki 20 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi saptanmıştır. Bu durum Kızılırmak'ın orta sekilerinin MÖ. 4. bin yıl ve öncesinde yerleşime müsait olmadığını, bu kesimlerde MÖ. 2. bin yildan itibaren, alt sekilerde ise Helenistik Çağdan itibaren yerleşildiğini göstermektedir:
Yıldızeli ilçesi ve köylerinde gerçekleştirilen sosyal antropolojik araştırmalar, günümüzde hızla değişime uğrayan otantik köy yaşantısının tespitini hedeflemiştir. Köylerin konumları, bulundukları yükselti, nüfus, köyün tarım alanının genişliği, geçim kaynaklarına ağırlık verilen yön (tarım ya da hayvancılık), beslenme alışkanlıkları, üretimde kullanılan eski ve modern yöntemler, aletler, mimarî unsurlar v.b. bilgiler alınarak, köylerin ekonomisi, materyal kültür kalıntıları ve yerleşim örüntüsüne ilişkin sonuçlar çıkarılmaya çalışılmıştır [13] .
Ağırlık noktasını Kızılırmak'ın kuzeyindeki, Kadıraközü Vadisi ile Yıldız Irmağı arasında kalan bölümün oluşturduğu yüzey araştırmalarız sırasında talî vadiler ile plato kenarları yoğun olarak taranmış ve aşağıda dökümü verilen (Bakınız: Harita) 3 toplam 108 höyük, kale, düz yerleşim, mezar, mezarlık ve tümülüs belirlenmiştir. Bu yıl incelenen merkezlerle birlikte, 1992 yılından itibaren sürdürülen yüzey araştırmaları sırasında incelenen toplam merkez sayışı 328'e ulaşmıştır.