Uyanık Köylü
Gürünlü bir köylünün öküzü hastalanmış adam Allaha dua etmiş ALLAH ım demiş eğer öküzüm iyileşirse senin rızan için 1 ay oruç tutacağım demiş ve ALLAH duasını kabul etmiş öküz iyileşmiş adam tam bir ay oruç tutmuş orucun bittiği gün sabah bakmışki öküzü ölmüş.Adam demişki ALLAH ım sen beni aptalmı sandın orucu ramazana sayarım öküzüde kurbana sayarım demiş.
_____________________________________________________
BURADA SIPA MI KIRKILIYOR?
Namı değer Kürt Ali (Hüseyin,Adil ve Mustafa ÇINAR'ın babaları) tarla ,tapan,iş, güç derken uzunca bir süre şehre gelemez.Bir fırsatını bularak bir gün şehre gelir.Hem biraz alış-veriş, hem de eş dost ziyareti yaparak geri köye dönecektir.Uzunca bir zamandır şehre gelemediğinden dolayı birbirine karışmış olan saç ve sakalını kestirmek amacıyla Sivas'ın Kazancılar civarındaki bir berbere girer.Selam verip tam oturacakken berber Kürt Ali'ye "bir şey mi istedin"der.Kürt Ali "saçımı sakalımı kestirecektim" der.Berber "çık gir şurdan burda eşşek kırkmıyoruz" der.Kürt Ali yerinden kalkar ve çıkarken "dışarıya burada sıpa kırkılır, eşşekler girmesin yazsaydın bizde girmezdik" der.Ummadığı lafı yiyen berber Kürt Ali'nin üstüne yürür.Tam bu anda berber koltuğunda traş olan zat lafa karışır;"eşşek herif aldın mı lafını, sen daha fazlasını hak ettin" der.Berber koltuğunda oturan zamanın Zara Kaymakamıdır.Kürt Ali'yi geri çağırır, onun gönlünü alır.Kendi traşını yarıda bırakarak, Kürt Ali'yi traş ettirir ve ücretini de kendisi öder.
_____________________________________________________
YAŞLI TEYZE
Teyzenin biri birgün istasyon caddesinde karşıdan karşıya geçerken o sırada trafik polisi gelir uyarmak için şöyle der: teyze nereye gidiyorsun? Bizim teyzede biraz saf olduğu için şöyle cevap verir:
''SEHE NE BEN BİBİMGİLE GIDİREM'' Der.
_____________________________________________________
Yıl 1965'li yıllar. Sivas'ın meşhurlarından duman Osman yine zilzurna olana kadar içmiş. Gece çok geç vakit. Meşhur Belediye Düğün Salonunun o girişine kadar gelmiş. Düğünde yavaş yavaş dağılıyor, Atatürk caddesinde biraz kalabalık var. Duman Osman oradan geçmekte olan bir arkadaşını görüyor ve o biraz uzaklaştıktan sonra o meşhur Sivas narasıyla arkasından "Gavat'a baaakkkkk" diye bağırıyor. O sesi duyan dönüp bakıyor. Duman Osman gayet keyifli ve o meşhur espriyi patlatıyor:
- "Ne kadarda çoğalmışsınız, ne kadarda çoğalmışsınız".
_____________________________________________________
SIVASLI BIR ARKADAS ISTANBULA GIDER.
GARIBİM DALMIŞ YOLUN ORTASINDA SALINI SALINI GİDİYOR, BUNU GOREN TRAFIK POLİSİ DÜDÜĞÜNÜ ÇALAR VE "HOP SIVASLI KALDIRIMDAN GİT" DER. BİZİMKİ ŞAŞIRIR VE MERAK İÇİNDE POLİSE SORAR "YA MEMUR BEY SEN BENİM SİVASLI OLDUĞUMU NASIL ANLADIN YOKSA TANIYORMUSUN BENİ" DER. POLİS " KARDEŞİM BEN SİVASTA 3 SENE ÇALIŞTIM HERKES YOLDA YÜRÜR, KİMSE KALDIRIMDA GİTMEZ'' DER.
______________________________________________________
Bu olay İmranlı'da yaşanmış;
Müezzin minarede ezan okumaya başlamış. Bir de ne görsün. İnekler ekin tarlasına giriyorlar. Başlamış bağırmaya;
"- la gomayın inekler tarlaya girdi, ekinleri yiyor loooo" daha sonra ezana kaldığı yerden devam etmiş.
______________________________________________________
Bu olay Selçuk turizmin en şaşalı dönemlerinde gerçekleşmiştir.Sivas Ankara arasında seyahat halinde bir otobüste yaşanmıştır.
yolculardan bir tanesi otobüse bindikten sonra muavinden su istemiş.Muavin getirmiş,aradan beş dakika geçmiş aynı yolcu tekrar su istemiş muavin tekrar getirmiş.
Bu olay beş dakikada bir ve bir çok kez tekrarlanınca muavin artık sinirlenmiş ve şu veciz sözü söylemiş:
''La gardaş gaya duzumu yaladın?''
_____________________________________________________İlçelerimizin birinde yayalar hep yolun ortasından yürürmüş. 34 plakalı bir sürücününde yolu oraya düşmüş. Yolda ilerlerken yayalar hiç kaçmıyor,sürücüde hep yayaların sağından solundan manevra yaparak ilerliyormuş. Sonunda sürücü dayananamış durudurmuş aracını, önündeki yayaya "Kardeşim çekilsene yoldan bak orada kaldırım var oradan yürüyünsene!"
Yaya hiç istifini bozmamış,dönmüş şöfere, ne bağrıyon gardaşım ''Farzetki ağacam"
_____________________________________________________
BİŞE YOH GÜRÜNE GELDÜK
İstanbuldan yola çıkan şehirlerarası yolcu otobüsü hiçbir sorun yaşamadan Kayseriyi geçtikten sonra gürün'e bir saat mesafede bir dinlenme tesislerinde kahvaltı molası verilir.Moladan sonra,günün ilk ışıkları ile beraber Malatya istikametine doğru yol alınmaktadır. Acı bir fren sesi ile otobüs gitgide yavaşlamaya başlar.Otobüsün içerisindekiler besmele çekerek,korku nidaları atmaya başlar.O sırada biraz önceki moladan sonra arka beşli koltukta istirahat etmeye başlayan birinci şöfor,uykusunu kaçıran yolcu bağrışlarınada hiddetlenerek arka taraftan bağırır.''BİŞE YOH GÜRÜNE GELDÜK''
______________________________________________________
Müvekkilim yalan söylüyor hákim bey
Sivas’ta cinayet davasında, ömür boyu hapsi istenen Halil İbrahim Çam'a (50), ifade verirken doğru söylemediğini ileri süren avukatı müdahale etti.
Avukat Naci Muslu, ‘‘Müvekkilim yalan söylüyor hákim bey. Bana, yaraladığını söylemişti’’ dedi. Bunun üzerine Çam, ateş ettiğini kabul etti. Hákimin, ‘‘Silahını ne yaptın’’ sorusuna ise Çam, ‘‘Attım’’ cevabı verince, avukatı yeniden müdahale ederek, ‘‘Ahırdaki ineğin altına saklamış’’ açıkla-masını yaptı.
Duruşma ertelendi. 18.2.2004 tarihli gazete haberi
_____________________________________________________