BENİM İTTEN NE FARKIM VAR?
Borazan yusuf belediye başkanlığını kafasına koyduğu havuz beldesine gider ziyaret hoş beş eder dönerkende 2 tane arkadaşının istediği kangal eniklerini yanına alır .O dönemdede fazla vasıta yok yürüyerek kangal asfaltına çıkar bir kamyona el eder sivasa kaça götürüsün gardaş der?Kamyoncuda enikler 5 lira seni 10 lira amca deyince yahu benim itten ne farkım varda onlar 5,ben 10 lira bendende 5 lira al demiş.
_____________________________________________________
ANAN KOCAMI GÖRDÜ?
Dul kadın oğluyla konuşurken söz evlilikten açılmış. Oğlu anaaaaa sende ne çok evlilik yapmışın be deyince anası Oğlum anan kocamı gördüki?Ali,Veli 4 te ondan evveli,recep,şaban,bide rahmetli baban der.
______________________________________________________
ŞİMDİ SİZİ KİM KALDIRACAK ?
Deli Mustafa hoca bir gün camide insanları toplayıp vaaz veriyormuş ey cemaati müslümin sakın hocadan önce secdeye gitmeyin,hocadan öncede secdeden başlarınızı kaldırmayın namazınız bozulur demiş.Namaz vakti girincede geçer safın önüne namaz kıldırmaya eeeeeeeee delidir ne yapsa yeridir derlerya bizim deli hocanın aklına bir hinlik(oyun)yapmak gelir ALLAH,ü ekber der millet secdeye gider hoca biraz uzatır secdeyi kaldırmaz başını cemaat beklemez hocayı başlarını kaldırınca hoca küplere biner ülen,vaaz dinlemezler ülen sözden anlamazlar ben az evvel ne dedim size?diye bağırınca cemaat hemen geri secdeye gider.Mustafa hoca bunu görünce kaldırmıyorum ülen der sizi yattığınız yerden kim kaldırısa kaldırsın.
______________________________________________________
Zilli hemşire
Yildizeli Yolkaya köyünde hemsirenin kaldigi eve köylünün biri gider. Kapiyi yumruklamaya baslar.Hemsire gelir kapiyi açar ver der ki ne yumrukluyorsun kapiyi, zili görmüyor musun?. Köylü kadin derki: Ne bilim kizim senin ´zilli´ oldugunu.....
_____________________________________________________
Patlıcan la mı geçineceğim, seninle mi?
Zengin bir adam, aşçı tutmuş. Aşçı o gün patlıcan kebabı yapmış, yemeği çok beğendiğini aşçıya söyleyince, o da ertesi günü, başka bir patlıcanlı yemek pişirmiş. Bu yemeği de çok beğenen adama, aşçı patlıcanın diğer sebzeler içinde çok farklı bir yeri olduğunu, en fazla yemeği yapılan sebze olduğunu söylemiş ve patlıcanla yapılan yemekleri saymaya başlamış.Aşçı, artık her gün bir patlıcan yemeği pişiriyormuş. Adamda kaşıntı, mide, barsak şikayetleri başlamış. Sebebin patlıcanla ilgili olduğunu anlayan adam, patlıcan yemeğini sofraya getiren aşçıya, patlıcanın kendisinde rahatsızlıklar yaptığını söylemiş. Bunun üzerine aşçı da, patlıcanın zararlarını saymaya başlayınca adam: "Geçen gün övüp, yere göğe sığdıramadığın patlıcanı şimdi niye yerin dibine sokuyorsun?" diye çıkışmış. Bunun üzerine aşçıda şu cevabı vermiş "Patlıcanla mı geçineceğim, seninle mi? Ben seninle geçineceğim, patlıcanla değil!" Bu fıkrayı: "Ben senin dalkavuğunum, patlıcanın değil" şeklinde cevaplandığı gibi de anlatırlar.
_____________________________________________________
Alın oylarınızı verin minaremi
Borozon Yusuf, köyü olan Kangal'ın Havuz Beldesi'ne sık sık gider, eşini dostunu ziyaret eder. Burada amaç sadece sılay-ı rahim değildir.Hani bu köyden çıkmış, üç-beş para kazanmış ve önemli adam oluştur ya.Yine yerel seçimlerin yaklaştığı günlerde seçime 3 ay kalası bir yatırım yapması gerekiyor. Onunda aklına caminin minaresinin olmadığı geliyor. Hem dünyalık hem ahiretlik yatırım olacak. Ve başlıyor minareyi yaptırmaya. öyleki secimden 3 gün öncesine bitecek şekilde planlanıyor. Gün gelip çatıyor ve büyük bir törenle minare hizmete açılıyor. Ve tabi ki borazan sesiyle Bilali Habeşi edasıyla ilk ezanı Yusuf Atmaca okuyor. Buraya kadar her şey normal. Ama 3 gün sonra seçim yapılıp sandıklar açılınca dananın kuyruğu kopuyor. Yusuf Atmaca seçimi 3oyla kaybediyor. Topluyor milleti "Alın oylarınızı verin minaremi" diyor. Köylüler ne yapacaksın koca minareyi diyorlar. O da "Size ne, minareyi yapan kılıfını hazırlar" der.
______________________________________________________
Acemi berber
Adamın biri saçını kestirmek için berbere gitmiş. Acemi olan berber, saçla beraber, deriye de kesiyormuş ve kestiği yere pamuk yapıştırıyormuş. başını pamuklar içinde gören adam, berbere: "Yarısını bana bırak, bende darı ekeyim!" demiş.
______________________________________________________
Peygamber Makamı
Bilindiği üzere Tayyar hoca müezzin kadrosuyla görev yapmıştır.O dönemde genç bir imam gelir.Tabiyatıyla acemi ve tilaveti zayıf olduğu için hep Tayyar Hoca ya namaz kıldırır.Bu durumdan Aslan dayı,Hacehmet dayı ve Darmenci Mıstafa dayı rahatsız olur.Müftülüğe şikayet ederler ve müftü Tayyar Hocayı uyarır.Ertesi Cuma vaazında Tayyar Hoca minberde muhataplarına şöyle seslenir.
- Değerli cemaat burası Peygamber makamıdır. “Öyle geci ayağı emlemeye,pırasa satmaya,un pağhurtmaya bazemez”der .
_____________________________________________________
Kangal'ın Kışı!
Kangalda askerliğini yapıp memleketine giden birisine sormuşlar;
-Orada kış ne kadar devam eder ?
-On üç ay diye cevap verince;
-Bir yanlışlığın olmasın ,yıl zaten on iki ay değil mi? Gülerek cevap vermiş;
-Bir ayda gelecek yıldan ödünç alır.
______________________________________________________