CEVDET ARMAN
Saint Joseph Fransız Lisesi'nde başarılı bir Sivaslı öğrenci:
Sahipliğini Sedat Simavi'nin yaptığı"Yedigün" isimli "Türk Mecmuası" altbaşlığı ile yayınlanan haftalık derginin 5 Ağustos 1945 tarihli ve 648.nolu nüshasında,
"Fedakar bir genç" isimli yazıda şöyle denilmektedir:"Sivas Halk evi ve Halk odaları kursları kurulu kolunda geçen sene ve bu sene Fransızca kurslarına fazla ragbet gösterilmiş,mevcudu yüzü aşan bir öğrenci kitlesi devam etmiştir.
Bunların içerisinde en fazla istifade edenler lise son sınıf ve onuncu sınıf öğrencileridir.Bir ay devam eden kurs müddetince iyi netice almaya sebep,kurs öğretmenliğini bir menfaat temin etmeden üzerine alan sivas eşrafından Osman Arman 'ın oğlu İstanbul Saint Joseph Fransız Lisesi talebesi Cevdet Arman'dır.Bu genç henüz 17 yaşında olduğu halde iki seneden beri dinlenme tatilini bu işe hasrederek muhitinde sevgi ve sempati kazanmağa muvaffak olmuştur.Genç öğretmeni hararetle tebrik ederiz."
Daha 17 yaşında iken Fransızca kursu vererek ulusal bir dergide fotografı yayınlanan Cevdet Arman Sivas'ın eski ailelerinden Oturakçızadeler ailesine mensuptur.Aile ahşap malzemeden iskemle türü oturaklar ile tırmık düven türü ahşap tarım aletleri yaptığından bu isimle anılmaktadır.1920'li yıllarda Çayırağzı 'nın Eğri köşe sokağına Sivas'ın buğün Ulaş'a bağlı Karacalar Tekkesi olarak bilinen Gümüşpınar köyünden gelerek yerleşmişlerdir.Bugün dörtyol kavşağında hırdavat ticareti yapan Hüsnü Arman'nın ifadesine göre karacalar Tekkesinde medfun olan zatın soyundan gelmektedirler. Osman Bey,müteahhitlik işleriyle uğraşmaktadır.Sivas-Malatya yol güzergahında Havuz deresi üzerinde bulunan tarihi Halep köprüsü'nün yeniden inşasını Cevdet Arman'ın babası Osman Bey yapmıştır.Yine,Divriği demir yollarının yapımında Nuri Demirağın taşeronu olarak,o güzergahtaki tünelinin yapımını da Osman Bey üstlenmiştir.Bezirci'deki eski Askerlik Şubesinin müteahhitliğide ona aittir.
Cevdet Arman'ın babası Osman bey,Maliye müfettişi olan Mehmet Arman ve iktisatçı olan Hüsnü beyle beraber üç kardeştir.Mehmet bey İstanbul'da ikamet etmektedir ve çocuğu olmamaktadır.Çok sevdiği küçük yeğeni Cevdet Arman,ilkokulu Sivas'ta tamamlayınca onu yanına alarak İstanbul'a götürür.Ve eğitimini ve gelişimini üstlenir.
Cevdet Arman artık İstanbul'dadır ve ülkenin saygın ve önce gelen,başarılı öğrenciler yetiştiren bir okuluna kayıt olur.Bu okul,80 ülkedeki 1800 okuldan biri olan Özel Saint Joseph Fransiz Lisesidir.Bu lise,ülkemizde 1857 yılında kurulmuş olan ve mezunları arasında ünlü askerler,politikacılar profesörler,büyük elçiler,iş adamları,sporcular,yazarlar,sanatçılar ve üst düzey yöneticiler bulunan bir eğitim kurumudur.Hristiyan Okulları Frerlerinin idaresinde olan Saint Joseph Fransız Lisesi,tam teşkilatlı orta ve lise devreleri olan ihzari(hazırlık)sınıflardan müteşekkildir.
Saint Joseph Lisesi 'nde öğrencilerin daha başarılı olmaları için rekabeti teşvik etmek gayesiyle haftalık ders not defteri tutulmakta ve öğrencilerin çalışmaları değerlendirilerek puanlandırılmaktadır.Böylece her sene sonunda her sınıfın şeref mükafatı kazanan öğrencileri belirlenerek okul panosunda ilan edilmektedir.Cevdet Arman hazırlık sınıfından başlamak üzere lise son sınıfa kadar her sene istisnasız "Şeref Ödeni" diye adlandırılan bu tabloda yerini almaktadır.Cevdet Armanın genellikle bütün dersleri pekiyidir.Saint Joseph Lisesinden diplomayı da pekiyi derece ile alır.Diplomayı tasdik ettirmek için notere gittiğinde,noter diplomaya bakar ve Cevdet Arman'a derki ,ben bu diplomayı tesdik etmem.Sebebini soran Arman'a noter'in cevabı ,bütün notların 10 ama edebiyat 8, git bunuda 10 yap sonra tasdik edeyim.Başarılı bir öğrencilik dönemi geçiren Cevdet Arman okulunda öğrendiği Fransızca dili yanında ingilizce ve farsça'yı da iyi derecede bilmektedir.Lise sonrası İstanbul Hukuk Fakültesinde okuyan Cevdet Arman başarılı bir şekilde hukuk fakültesinide bitirir,ama hukukçuluk yapmaz.Lisede okuduğu zaman şu kanaat olmuştur onda, ulusların bağımsızlığı ancak ekonomik olarak güçlenmelerine ve kendi ülkelerinde üretim ve ihracaatlarını artırmalarına bağlıdır. Bu nedenle baba mesleğine döner ve 1946 yılında Karaköy Perşembe Pazarı'nda demir saç levha satışı ile ticarete başlar.Sonraki yıllarda civata fabrikası kurar ,üretim ve satışla uğraşır.Daha sonraki yıllarda ise paslanmaz çelik grubunda ithalat ve ihracat işleri yaparak şirketini ve çalışmasını büyütür ve ticarethanesini oğuluna bırakır.
Ticaret hayatı boyunca,sosyal etkinliklerin içerisinde varolan Cevdet Arman,Sivas kökenli dernek ve vakıflarda görev almış ve çalışmalar yapmıştır.Bugün 80 küsur yaşlarında İstanbul'da ikamet eden ve zaman zaman Sivas'a gelerek,sıla özlemini gideren Cevdet Arman için,31 Temmuz 1945 tarihli Kızılırmak Gazetesi'nde Kamil Peker,"Kıymetli arkadaşım Cevdet Arman'a ithaf "olarak yazdığı,"Bu da böyle bir hatıra olacak isimli şiirinde şöyle demektedir.
" Buda böyle hatıra olacak gönüllerde Titreyecek örgüsü mazi olan tüllerde Gün olacak yanacak,gözyaşında çizgilerCan bulacak şuurda bahsettiğim Bilgiler duyacaksın geçmişi sevgiyle eğilerekTütecek gözlerinden ağlayarak gülerek
......
Zevki tatmak pek güçlü onu bize gösterdin.Bize temel,bize ders,bize sağlam yol verdinKafamıza mıhlanan her ögüt,her kaide Dile gelip diyecek emeğini anide Tekrar tekrar söleriz arif kıldın bizleri Teşekkürlerle hürmetle selamlarız sizleri"
